Tanıyanlar onu zaten çok iyi biliyor. Albümlerini alıyor,konserlerinegeliyor,her yaptığını takip ediyor. Rap müzikte gitgide bir fenomenhaline gelen Sagopa Kajmer’i tanımayanlardansanız, GORA filmininmüziklerini yapan adam diyerek size yardımcı olalım. Gerçek adı YunusÖzyavuz.1978 Samsun doğumlu. Annesinden funk ve zencimüzikleri,babasından italyanca şarkılar dinleyerek büyüdü. Run Dmc iletanışınca hayatı değişti, rap müzikle böyle haşır neşir olmayabaşladı.Üniversitede Fars dili ve edebiyatı okudu.
Yazdıklarında Ömer Hayyam,Firdevsi ve Mevlana’nın izlerini görmekmümkün. Bu bile, diğer rapçilerden onu ayıran önemli bir nokta. Bukadarlada kalmıyor, “En çok Mazhar Alanson, Orhan Gencebay, Sezen Aksu,Nur ve Ergüder Yoldaş’ın yaptıklarını beğeniyorum. Onlarla tanışmayıçok istiyorum”diyerek bizi şaşırtıyor. Yeni albümüRomantizma,geçtiğimiz günlerde İrem Records etiketi ile yayınlandı.Kendisi şu anda İstanbul’da askerliğini yapıyor. Albümünün çıkışına neyazık ki yetişemedi ya da askerdeyken yakalandı diyelim. Bizde budurumu bildiğimizden kendisiyle askere gitmeden önce bir röportajyapmıştık. Albümle birlikte röportajı rafından indirme zamanı. Bu aradasevgilisi aracılığıyla aldığımız haberlere göre Sagopa’nın keyfi gayetyerinde.
Sorular….ve yanıtlar…
Hürriyet : Bir önceki müzik şirketiniz Hammer Müzik’ten olaylı ayrıldınız.Tam olarak neler olup bitti?
Sagopa Kajmer : Ben Hammer Müzik’le “Bir Pesimist’in Gözyaşları”albümüm için anlaşırken klibinden plağına, tişörtünden sticker’ınakadar çok detaylı bir anlaşma yapmıştım.Ama onlar bana verdikleri sözütutmadılar. c***’ya daha fazla ilgi gösterildi. Ben de Hammer Müzik’ekırıldım. Daha profesyonel birileriyle çalışmalıyım dedim. O esnadaAykut Gürel’in Fuat’a albüm çıkardığını görünce onun kapısını çaldım.Şimdi de beraberiz. Ama ben Hammer Müzik’e bir savaş açmadım,sadece birihtarname gönderdim anlaşmayı fesedelim diye. Onlar bana dava açtılar,ben de onlara tazminat davası ile karşılık verdim.
Hürriyet : Sizin camiada herşey neden böyle biraz daha sert işliyor? Davalar, kavgalar, sataşmalar gırla gidiyor.Sizinle ilgili de hep çokasabidir, sürekli küfreder gibi bir sürü şey duymuştum ama karşımda hiçöyle bir adam yok. Müzik yaparken mi böyle bir adama dönüşüyorsunuz ?
Sagopa Kajmer : Evet, rap müzikte bir sürü kavga ve kargaşa var.Herkes birbirine sataşmaya çalışıyor. Ben de eskiden sataşanlardandım,daha aykırı ve serttim ama hiç gerek olmadığını düşünüyorum şimdi.Neden böyle bir şey yapılıyor biliyor musunuz, rap müziğin daha genç veateşli bir dinleyici kitlesi var. Böyle olunca o kitleye neyiverirseniz onu alıyor. Siz kavga ettikçe, onlar da gaza geliyor, dahaşiddetli bir şeye dönüşüyor ortam. Ben, bir yerden sonra baktım kiböyle yaparak hiç bir yere varamıyorum, bunları sadece üç beş çocukdinliyor, o kadar. Ben de kendi birikimimi daha iyi kullanmaya kararverdim. Edebiyat mezunuyum, iyi sözler yazıyorum, o zaman diğerlerineuymadan , kimseye boyun eğmeden kendi yolumda ilerlemeliyim dedim.
Benim hedef kitlem liseler. Çünkü ne oluyorsa lisede oluyor. Bensigaraya lisede başladım, ilk kavgamı lisede ettim, lisede *politizeolduk. Üniversitedeki adama bir şey anlatmak için, o adamın anladığıdilin senin tarzınla uyuşması lazım. Lisede gideceği yolun çizilmesindesenin katkın daha büyük oluyor.
Hürriyet : İnsan ister istemez sürü psikolojisine mi kapılıyor ? Yani herkes küfrediyor ben de etmeliyim mi diyorsunuz ?
Sagopa Kajmer : Aslında rap müzikte Türkiye’de hardcore’u çıkaranadam benim ama ilk vazgeçen adam da benim. İşin doğrulugunu ilkkavrayan olduğumu düşünüyorum. Üç albümdür herkesin dinleyebileceği,dinlediği zaman da benim yazdığım sözleri duyup “Vay be adam ne güzelbir şey söylemiş bir yerlere not edeyim” diyebiliceği bir şey yapmayaçalışıyorum. Tabii şimdi bu sebepden benim yumuşadığımı düşünen ateşlibir kitle de var. Ama büyük insanın küçük insana ayak uydurmasıacizliktir. Ben Aykut Gürel’in görüşlerini dikkate almayı tercihediyorum bu konuda. Rap camiasında dinleyiclerin bizi yönlendirme gibibir çabası var.Rap’i daha şiddetli ve popüler hale getirmek içinyapılıyor bu . Çoğu bütün bunları daha çok medyatik olmak için yapıyor.Ben ise artık yatağımı örtüp, pislikleri göstermemeyeçalışıyorum.Birine bir şey söylemeyeceksem de artık daha başka türlüsöylüyorum.
Ailem ilk başlarda rap müziği yapmamı pek sıcak karşılamadı. Amanasıl bir şey yaptğımı görünce sadece beni dinlemeye başladılar. Hattababam şarkı sözlerimi not ediyor.
Hürriyet : Peki sizi daha sert halinizle seven kitle sizi halasevmeye devam ediyor mu yoksa ‘Sagopa Değişti’ deyip sizi dinlemektençoktan vaz mı geçti onlar ?
Sagopa Kajmer : Müzik, içten geldiği , kalemden çıktığı gibiyapılan bir şeydir. Rap yazma ve okuma sanatıdır.İyi sözler yazıp,bunların farkında olup iyi okumak lazım. Beni de bunun farkında olanlardinlesinler. Küfürlü halimden uzaklaştım diye dinleyemeyecekse,dinlemesin zaten. Ben başka bir yere doğru yol alıyorum.
Hürriyet : Çok güçlü ve sağlam sözleriniz var. Hiç ihtiyacınız yokmuş küfretmeye…
Sagopa Kajmer : Edebiyat eğitimin bana kattıkları Ömer Hayyam,Firdevsi, Mevlana gibi çok önemli adamlar. Bu isimlerden ve onlarınyaptıklarından çok etkilendim. Adam Türk edebiyatında böyle bir şeyyok. Bir yerlerde eksikleri olduğunu düşünüyorum. Aylak köpek, Şem ilePervane, Mesnevi gibi eserler bana çok şey kattı, benim yazdıklarımıçok besledi.
Hürriyet : Bu albümde sözlerde biraz daha fazla aşk görüyoruz…
Sagopa Kajmer : Evet, öyle.Çünkü aşkın insanlar için çok önemliolduğunu gördüm. Bir de aşktan bahsederken illa ki de canım, cicim,seni seviyorum, öldüm, bittim demenin gerekmediğini göstermek istedim.
Hürriyet : Nasıl bir hikayeniz var sizin? Ne olup bitti çocukluğunuzda? Nasıl bir aile, nasıl bir çevre, nasıl müzikler?
Sagopa Kajmer : Ben Samsun’da büyüdüm. Annem disko, funk ve zencimüziğiyle büyümüş bir kadın. Almanya’da bulunmuş. Babam yarı İtalyanolduğu için İtalyan müzikleri ile ilgiliydi. Annemin çok güzel bir plakarşivi vardı. James Brown, Berry White, Dean Martin gibi isimleridinleyerek büyüdüm. Babam gitar çalıyordu, ben de sekiz yaşındavolare’yi ve Besame Mucho’yu söylüyordum. Zenci müziklerininritimlerinden çok etkilendim. İlk sevdiğim müzik adamı James Brown’dur.Sonra Samsun sokaklarında break dance yapmaya başladım. Bir gün breakdance yaptığım müziklerin kasetini alıp, müzik markete gittim ve ‘Banaböyle bir albüm verirmisiniz’ dedim. Run Dmc’yle o zaman tanıştım,hayatım değişti.
“Bizim bütün rapçileri alın, sıraya koyun 30 kişi varsa 29′ueğitimsiz olduğunu görürsünüz. Bir çoğu lise çıkışlıdır. Gerçi neokuduğu çok önemli değil insanın.Kendini yetiştirmek ve aile eğitimiçok önemli.Ben bizim camianın en kültürlüsü olduğumu düşünüyorum, kimseçıkıp ben daha kültürlüyüm demesin”
BU ÜLKE RAP’İ CARTEL’LE TANIDI BU YANLIŞ BİR TANIŞMA OLDU
Ben rap müzikte Türkiye’de bir ilerleme olduğuna inanmıyorum.Rap’in sadece biraz daha iyi durumda olduğunu söyleyebiliriz. Çok zoryollardan sürüne sürüne geldik bun günlere. Bir de bu ülke, 1995′teCartel’le rap müzikle yanlış bir tanışma yaşadı. Rap müziği bir okulabenzetirsek, öğrenciler yanlış bilgiler ögrenip yanlış yerlereyöneldiler. Artık yeni müdür benim. Türkçe rap’i bu hale getirmek içinçok ter döktüm. Bütün piyasada olan rapçiler üzerinde emeğim vardır.Ama onlar şimdi bunları ilk fırsatta bana laf atıyorlar. Bütün bunlarbeni çok kırıyor.
Hürriyet : Gora’ya müzik yapmasını eleştirenlere ne diyor?
Sagopa Kajmer : Cem Yılmaz, benim önümü açan adamdır. Ona her zamanşapka çıkarırım.Cem, o işi yapanlar arasında çok ayrı bir yerdeduruyor. Kendi alanında daha ötesi yok. Ben ona ulaşıp onunla birşeyler yapabildiysem, beni dinleyenlerin sevinmesi gerekir. Çünküpopüler kültürün içinde olup da kaliteli olmak başka bir şey. Eğermedya maymunu olan biriyle bir şey yaparsam, kellemi kesin.
Hürriyet : Albümün ismi neden Romantizma?
Sagopa Kajmer : Romantizma, hem romatizma hastalığının, hem deromantik kelimelerinin karışımı… Aşk romantizma gibi ağrıtı bir şeydir.Bütün bunları albümde roman gibi yazmaya çalıştım. Albümde doğmamış kızçocuğuma yazdığım bir şarkı var.